Beslenme ve Mineral Dengesinin Otizmde  Önemi

Mineral dengesinin Otizmlilerin beslenmesinde önemi büyüktür. Mineraller olmadan vücudumuzun ve beynimizin sağlıklı olabilmesi mümkün değildir. Zira vitaminlerin vücudumuzda doğru yere doğru zaman ve miktarda gitmeleri minerallerin dengeli bulunmasına bağlıdır.

• Mineraller vücut hücrelerini (kemik, diş, kas, kan, doku ve sinir) inşa etmeye yardım eder.
• Hormon üretimi, kas hareketleri ile sinir iletilerinde katalizör etki yapar.
• Mineralleri vücudumuz üretemez. Dışarıdan almak zorundayız.

Demir:

Vücudumuza oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinin yapımında bakır ile birlikte iş yapar. Demir minerali vitamin A olmadıkça çalışmaya başlayamaz
Oksijenin vücut içinde dolaşımını artırır.
Bağışıklık mekanizmasında yararı vardır.
Enerji üretiminde yeri vardır.

Demir eksikliğinde:

• Halsizlik,enerji eksikliği

• Mental performans düşüklüğüne neden olur. (Konsantrasyon eksikliği)
• Enfeksiyonlara duyarlılık yükselir
• Saç kaybı
• Baş dönmesi
• Anemiye (kansızlık)
• Baş ağrısı
• Kırılgan tırnak
• Miskinlik,duyarsızlık
• Depresyon görülebilir.

Fransa’da yapılan bir çalışmada ADHD li çocuklarda düşük ferritin (demir) düzeyleri raporlanmıştır. ADHD‘li çocuklarda sık sık gözlenen huzursuz bacak sendromu ve düzensiz uyku durumunun düşük demir düzeyinden kaynaklanabildiği görülmüştür.

Fitatlardan zengin yiyecekler tüketilmeli, C vitamini alınmalı ve çayla birlikte gıda tüketilmemesine de dikkat edilmelidir.
Çocuğunuz hiperaktif yada uyuşuk ve solgunsa kandaki demir düzeyine mutlaka bakılmalıdır. Ayrıca kötü barsak bakterileri de demiri sever ve ondan beslenirler.

Aşağıda belirtilen sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılır.

Alkolizm
Dikkat dağınıklığı
Kolit
Diabet
Özellikle adet dönemine bağlı kansızlıklarda
Demir eksikliği anemisi
Lösemi
Parazit enfeksiyonları
Huzursuz bacak sendromu
Mide ülseri
Tüberküloz

Bazı ilaç ve besinlerle birlikte kullanıldıklarında:

Aspirin ve steroid içermeyen antienflamatuvar ilaçlar (ibuprofen vb) uzun dönem kullanıldığında sindirim sisteminde kanama yaparak kansızlığa neden olabilir. Mide asidinin salınımını engelleyerek ülser, reflü ve mide yanması tedavisinde kullanılan Histamin antagonistleri ve antiasitler demirin emilimini azaltırlar.
Neomycin gibi antibiyotiklerde demir emilimini engeller.
Stanozolol gibi sentetik anabolik steroidler de demir eksikliğine neden olabilir.
Ayrıca doğum kontrol hapları da vücuttaki demir düzeyini azaltan etkenlerdendir.
Penicilamine ve deferoxamine (desferal) gibi şelat oluşturan ajanlar yüksek demir toksisitesinde kullanılırlar.
Bazı besinler (Askorbik asit, bakır, kobalt ve manganez gibi) ve amino asitler mide asidinin salgılanmasını artırarak demirin emilimini kolaylaştırırlar. Yüksek kalsiyum alımı yiyeceklerden alınan demir emilimin azaltır.
Romatoid artritli insanların eklemlerinde demir düzeyleri yüksek bulunmuştur..

Kalsiyum:

Faydaları:
• Sağlığınızı korur, güçlü kemik ve dişler için büyük önemi vardır.
• Sinir ve kas hücrelerinin düzgün çalışmasını destekler.
• Kanın pıhtılaşmasına yardım eder.
• Kan akışı,hormon,enzim üretimi,beyne ve sinir sistemine mesaj gönderme gibi hayati fonksiyonlarda yardımcıdır.
• kalp için gereklidir.

Kalsiyum mekanizmasının iyi çalışabilmesi için, vitamin-D, vitamin-A ve magnezyuma ihtiyaç vardır. Aksi halde görevini yapamaz. Magnezyum ve kalsiyum preparatları aynı anda alındıklarında barsaktan emilirken birbirleri ile yarışırlar.Ancak mental sorunları olan kişilere kalsiyum verilirken 2 kez düşünmek gereklidir. Zira fazla kalsiyum nöronlara zarar verebilmektedir.Bu nedenle de bu tür kişilerde kalsiyumun yanında Magnezyum,Vit-D ve Vit-K preparatları birlikte küçük dozlar halinde verilmelidir.

• Vitamin-D kalsiyumun barsaklardan emilimini hızlandırır.
• Yüksek potasyum tüketimi kalsiyumun idrarla atılmasına neden olur.
• Kalsiyum içeren yiyecekler ve ilaçlar demirin emilimini azaltırlar
• Çok fazla sodyum, kafein veya protein alımı kalsiyumun idrarla atılmasına neden olur.
• Çok aşırı lifli gıda tüketimi barsakta yararlı bakterilerin üremesini teşvik eder ve kalsiyumu bağlayarak daha az emilmesine neden olur
• Tam tahıl, bakliyat, fındık, fıstık vb gıdalar kalsiyumun emilimini zorlaştırabilirler.
• Oksalik asit ve phytic asit bulunan; ıspanak, kereviz, yer fıstığı, çay ve kakao gibi gıdalar kalsiyumun daha az emilmesine neden olabilmektedirler

Eksikliğinde:

• Sık kemik kırığı
• Kas ağrıları ve spazmları
• El ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşukluk
• Çocuklarda kemik deformitesi ve büyüme bozukluğu görülür.
Aşağıda belirtilen sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılır.
• Katarakt
• Kolon kanseri
• Yüksek kan basıncı
• Barsak inflomasyonu
• Böbrek taşı
• Osteoporoz
• Polikistik over sendromu
• Hamilelikte preeklemsi ve hipertansiyon
• Adet öncesi sendromu

Magnezyum:

• Magnezyum yüzlerce biyolojik fonksiyon taşır. Kalp ritmi, güçlü kemik ve dişler için gereklidir.
• Protein yapımında ,
• Enerji metabolizması (kan şeker düzeyi)ve kas düzenleme,
• Bağışıklık sistemi ve kan basıncında görevleri vardır.
• Sinir ve kasların relax olmasını sağlar.

ADHD ve ADD’li çocuklar ışığa tahammülsüz veya uykusuz ve huzursuz ya da gün içinde uykulu ise kalsiyum ve magnezyumdan zengin yiyecekler vermeliyiz.
Süt ürünleri,yeşil sebzeler, tofu, sardıran, esmer pirinç ve tüm bakliyatlarda bulunur.
Özellikle alınan gıdaların rafine edilmemiş olmalarına ve taze olmalarına dikkat edilmelidir.

Gelişim geriliği bulunan çocuklara magnezyum takviyesi yapıldığında bazı yararlar gözlenmiştir.

Magnezyum eksikliğinde:

• Kas zayıflığı,kaslarda ürperme
• Halsizlik
• Mide bulantısı,ülseratif kolit ve diğer sindirim sistemi problemleri
• Kas krampları
• Titreme, uyuşukluk
• Kan-şeker düzensizlikleri
• Kemiklerde yumuşaklık,zayıflık
• İştahsızlık
• Sinirlilik
• depresyon
• Baş ağrısı
• İştahsızlık
• epilepsi
• Kalp ritminde problemler de görülebilmektedir

Aşağıda belirtilen sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılır.
• alkolizm
• aritmi
• Astım
• otizm
• kronik yorgunluk
• doğumsal kalp rahatsızlıkları
• koroner arter problemlerinde
• Diabet
• eklampsi
• Epilepsi
• Glokom
• Kalp krizi
• HIV/AIDS
• hipertansiyon
• hassas barsak sendromu
• Migren
• Multiple skleroz
• Osteoporoz
• Peptik ülser
• Pre-eklampsi
• Sistemik lupus erithematozus

Vitamin B ve magnezyum eksiklikleri sıklıkla anksiyete, depresyon ve diğer nöropsikiyatrik bozukluklara da neden olabilmektedir.

Eğer çocukta böbrek sorunları varsa magnezyum takviyesi önerilmemektedir.

Bakır:

Bakır pek çok enzimin önemli bileşenidir. Kemik, kan damarları,sinir ve bağışıklık sistemi ile cilt sağlığı için çok önemlidir. Kırmızı kan hücrelerinin oluşumunda demirle birlikte çalışır.

• Vücudun demirden faydalanmasına yardımcıdır.
• serbest radikallerin vereceği zararı azaltır.
• Kemiklerin sağlıklı olmasına yardımcıdır.
• Melanin denilen renk pigmentlerinin üretimine yardımcıdır.
• Tiroid glandının normal ve sağlıklı çalışmasına yardım eder.
• Sinir hücrelerini korumak için etrafını kılıf gibi saran myelin tabakasını korur.

Bakır eksikliğinde:

• Tiroid hormonu anomalileri
• Kardiyovasküler hastalıklar
• Trombozis
• Zayıf glukoz toleransı
• Bazı bağışıklık sistemi anomalileri
• Ve bazı kollajen doku hastalıkları görülür.

Yapılan biyokimyasal araştırmalarda pekçok hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı sorunu olan zayıf tepkili çocuklarda bakırın oranı çinkoya göre yüksek görülür. Bununla birlikte benzer tepkiler gösteren çocuklarda tam tersi çinko yüksek, bakır düşük de olabilir. Çinko ve bakırın dengesi çok önemlidir. Çinko 3 birim ise bakır 2 birim olarak düşünülmelidir.

Eğer çocuğunuz halsiz, solgun, ödemli, idrar tutan, yavaş gelişen,saçları dökülen, anoreksik, ishalli veya dermatit gibi cilt sorunları bulunan bir çocuk ise bu yönden araştırılması gereklidir.

Lifli yeşil sebzelerde, kurutulmuş meyvelerde, fasulye, fındık, patates, böbrek, ciğer ve kakaoda bulunur.
Aşağıda belirtilen sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılır.
• Demir anemisi
• Kan damarlarının kolay patlaması, yırtılması
• Kemik ve eklem probemleri
• Kolestrol problemleri
• Sık enfeksiyon geçirme
• Saç ve ciltte renk kaybı
• Yorgunluk ve halsizlik
• Zor nefes alma ve düzensiz kalp atımı
• Cilt yaraları

Aşırı bakır alımı karın ağrısı ve krampları, ishal, karaciğer hasarı, kusma ve bulantıya neden olur. Bazı uzmanlar şizofreni, otizm, hipertansiyon, halsizlik, kas ağrısı ve krampları, baş ağrısı, depresyon, uykusuzluk, bunama, çocukluk hiperaktivitesi, adet öncesi dönem sendromu ve kekemelik gibi sağlık sorunlarının bakır düzeyleri ile ilgili olduğunu düşünmektedirler.

Postpartum depresyonun yüksek bakır düzeyleri ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Bakırın mideden emilip vücuda dağılımı için mide asidinin uygun miktarlarda salınması gereklidir. Doğum kontrol hapları bakırın vücutta emilimini artırmakta, inflamasyon için kullanılan bazı anti-steroidlerin de bakır emilimini artırabileceği görüşündedirler. (etodolac, ibuprofen, nabumetone, naproxen, ve oxaprozin gibi).

Son yıllarda beslenme uzmanları bakır yüksekliğinin eksikliğine nazaran daha ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı inancındadırlar ve bu nedenle de şehirlerdeki bakır su borularının galvanizli su boruları ile değiştirilmesini savunmaktadırlar.

Vitamin-C, demir ve manganez bakırın emilimini engeller,
Molibdenyum ve sülfür bakırın emilimini artırırlar.
Kalsiyum ve fosfor da bakırı vücuttan uzaklaştırırlar.
Barsaklarda bakır ve çinko emilebilmek için birbirleri ile yarışırlar.
Bakır enzimlere bağlı selenyumun aktivitesini engelleme özelliğine sahiptir.

Aşağıda belirtilen sağlık sorunlarının tedavisinde yeri vardır.
Allerjiler
Anemi
Kellik
Uzun süre yatmaktan oluşan yaralar
Kalp hastalıkları
HIV/AIDS
Hipotiroidi
Lösemi
Osteoporoz
Diş ve diş eti hastalıkları
Romatoid artrit
Mide ülseri

Çinko:

Vücutta ve beyinde 200 den fazla biyokimyasal reaksiyon için gereklidir. Sağlıklı saç, tırnak ,beyin ve bağışıklık sistemi,seksüel gelişim vb. İçin gereklidir.
Eğer çocuğunuz omega-3 ve omega-6 yönünden zayıf besleniyorsa yeterince çinko yapamaz. Vücudumuzdaki çinkonun %20’si omega-3 ve omega-6 yağ asitleri tarafından yapılmaktadır.

Çinko ve bakır beynin hipokampus bölgesinde bulunur. Bu bölgenin bilinen en iyi rolü hafıza ve öğrenmedir. Ama duygu durumu, strese cevabı ve acıya hassasiyeti gibi konularda da regüle edici bir görevi vardır.

Yapılan bir çalışmaya göre annenin çinko eksikliğinin bağışıklık sistemine verdiği zarar üç nesil boyunca etkisini sürdürmektedir.

Demans, hiperaktivite, davranış problemleri çinko tedavileri ile yapılmaktadır. Bunun düşük çinko /yüksek bakır düzeyleri ile ilgili olduğu çeşitli çalışmalarla gösterilmiştir.

Yağda eriyen vitaminler mineral yapmak için çinkoya ihtiyaç duyarlar, aksi halde ayrıştırma yapamazlar. Örneğin: Demir vitamin A olmadıkça, kalsiyum ve potasyum da vitamin A ve D olmadıkça çalışmaya başlayamazlar.

Sinir hücrelerinin membranları omega- 3 yağ asitlerinden yapılırlar. Vitamin- E ve vitamin-C içeren antioksidanlar tarafından korunmazlarsa da bozulurlar. Sinir sistemi nörotransmitter yapabilmek için ; vitamin B,çinko,magnezyumve vitamin-C ye ihtiyaç duyarlar ki bunlarda sinirler arasındaki iletişimi sağlayan önemli oluşumlardır.

Hyperactive Children’s Support Group ve İngiliz araştırmacı Dr. Neil Ward’ın çalışmalarına göre; tatrazine içeren içeceklerden tüketen ADHD’li çocukların çinko düzeylerinin çok düşük olduğu tesbit edilmiştir. Tartrazin (E 102) Yiyecek ve içeceklere sarı renk vermek için yararlanılan bir katkı maddesidir. Alkolsüz içecekler, dondurma, şekerlemeler, pudding, spagetti başlıca bulunduğu besinlerdir. Deri döküntüleri ve astım krizlerine yol açarlar.

Çinko için en iyi kaynaklar; dana ciğeri, mantar ve ıspanaktır.
Yüksek çinko içeren besinlerin faydaları
• Kan şekerini dengede tutar
• metabolik dengenizi stabil hale getirir.
• zayıf bağışıklık sistemini güçlendirir.
• tat ve koku duyunuzun sağlıklı işlemesini destekler.

Çinko eksikliğinde:

• Vücudumuzda çinko düzeyi eksik ise enfeksiyonlara ve allerrjilere açık hale geliriz.
• Koku ve tat duyusunda zayıflık görülebilir. Buna bağlı olarak şekerli ve tuzlu yiyeceklere düşkünlük görülebilir.
• İştah azlığı
• Tiksinme
• Uyuşukluk
• Egzersiz esnasında nefes darlığı görülebilir.
• Sabırsızlık
• Depresyon
• Çocuklarda büyüme geriliği
• Ergenlik çağında doğurganlık ve ilişki kurma problemleri gözlenebilir.
• Çocuğun tırnağında beyaz çizgi ve noktalar görülebilir. (bu şekiller gelişme çağında, hamilelikte ve E vitamini ve esansiyel yağ asitleri (omega-3,omega-6) eksikliğinde de görülebilir.

İyot

Tiroid hormonlarının düzgün çalışmasını sağlar. T3 ve T4 hormonları insan metabolizması için hayati önem taşır. Yeterli iyot alınmaması halinde bu hormonlar sentezlenemez dolayısıyle de tüm hayati fonksiyonlarımızı ilgilendiren hücrelerin metabolik faaliyetleri düzgün işleyemez.

Hamilelik sürecinde yaşanan iyot yetmezliği; çocukta doğumsal tiroid yetmezliği, mental retardasyon, fiziksel gelişim geriliği, sağırlık ve spastite gibi sağlık sorunlarına yol açar. Eksikliğinde ciddi mental ve fiziksel problemlere yol açtığı için genellikle sofra tuzlarına eklenir. Ancak bazı kişlerde sık iyotlu tuz kullanımı da tiroid dokusunu baskılayarak çeşitli tiroid hastalıklarına da yol açabilmektedir. Bu açıdan doktora danışmadan iyot kullanımı önerilmez.

Vücutta dengeli bir şekilde bulunmadığında görülen rahatsızlıklar:
Guatr
Halsizlik
zayıflık (tiroid hormonuna bağlı)
Depresyon
Şişmanlık ( tiroid hormonuna bağlı)
Kalp çarpıntısı (tiroid hormonuna bağlı)
Aşağıdaki sağlık sorunlarının önlenmesinde ve tedavisinde yeri vardır.
• İdrak zayıflığı
• Doğumsal olarak tiroid yetmezliğine bağlı gelişim geriliği
• Fibrokistik meme hastalığı
• Guatr
• Hipertroidizm
• Hpotroidizm

Krom:

Faydaları:
Kanda şeker ve insülin düzeyini ayarlar.
Normal kolestrol düzeylerini destekler
Nükleik asit metabolizmasının düzenlenmesine yardımcıdır.
Eksikliğinde:
• Hyperinsulinemi (Kanda insülin düzeyi yüksekliği)
• Yüksek kan basıncı
• Yüksek trigliserit düzeyi
• Kanda şeker yüksekliği
• Yüksek kolestroldüzeyi
• İnsülin direnci
• Düşük HDL kolestrolü

İşlenmiş gıdalarda krom oranı düşer. Çelik kaplarda pişen fazla asitli yiyecekler vücutta krom birikimine neden olur. Askorbik asit (Vitamin-C) kromun emilimini artırır.

Aşağıdaki sağlık sorunlarının önlenmesinde ve tedavisinde yeri vardır.
• Akne
• Glokom
• Yüksek kolestrol seviyeleri
• Yüksek trigliserit seviyeleri
• Hypoglisemi
• Obezite
• Sedef
• Type 2 diabet
Krom kaynağı bakımından en sağlıklı yiyecekleri listesi

Vanadyum:

Vanadyum antioksidan özelliklere sahip bir mineraldir. Vanadyum adrenal bezlerinde kemiklerde ve dislerde konsantre olur .

Faydaları:

Kemiklerin ve dişlerin mineralizasyonunu geliştirir.
Yağ plakalarının parçalanmalarını kolaylastırarak atherosklerozu önler,
Anormal kan pıhtılasmalarını engeller.
Karaciğer fonksiyonunu arttırır.
Çinko gibi kan şeker düzenlemesinde rol oynar. Vanadil sülfat formu kan sekerini düsürür.
Diabet mellitus tip 1 hastalarinda glükoz alabilme imkanını arttırır ve diabet mellitus tip 2 hastalarinin tedavisinde de yararlı olur.
Atletik performansın bazı hallerinde iyileşmeler sağlar.
Ayrıca obezite tedavisinde de kullanılabilmektedir.

Etkileştiği Maddeler:

Krom ve vanadyum arasinda negatif bir iç etkileşme vardır. C vitamini ve E vitamini vanadyum düsmanıdırlar.

Aşırı Vanadyumun etkileri:

Böbreklerde hasara sebep olabilir.
Alyuvar hücre zarlarının lipid peroksidasyonuna sebep olarak onların kırılmalarına sebep olabilir.
İshale sebep olabilir.
Maniye ve manik depresyonun depresyon fazına sebep olabilir.

Vanadyum içeren gıdalar:

Kara biber
Maydanoz
Baklagiller
Deniz ürünleri
Etler
Ayçiçek yağı
Yer fıstığı yağı
Zeytin yağı
Elma
Erik
Domates
Mısır
Taze fasulye
Sarımsak
Havuç
Soğan
Lahana
Zeytinler
Buğday
Pirinç
Buğday(kara)
Yulaf
Darı
Ayçekirdeği
Dereotu tohumu
Yumurta

Batı ülkelerinde günde ortalama diyetsel vanadyum alımı :10 – 100 mcg arasında kabul edilir.

Kobalt:

Kobalt çok az miktarlarda gerekli, temel bir mikromineraldir. Kobalt, karacigerde , pankreasda, böbrekde, dalakda konsantre olur. Kobalt, alyuvarlarda konsantre olarak hemoglobin üretimini kolaylastirir. Vücutca emilen kobaltin sadece B12 vitamini olusumu için mi kullanildigi yoksa başka fonksiyonlar için de gerekip gerekmediği bilim çevrelerince henüz tartışma halindedir.

Eksikligi :

Eger B12 vitamini eksikligi yoksa eksikligine nadir rastlanır. B12 vitaminin kobalta ihtiyacı olduğundan eksikliğinde sinir sistemi fonksiyonları karışabilir.

Kobalt nadiren B12 vitamini formunda alınabilir. Genelde vücut bir sekilde kobalt eksikligini karsilamakta, eksikligine pek rastlanmamaktadir.

Batı diyetinde gıdalarla ortalama bir günde 5 – 8 mcg kobalt alınır.

Etkiledikleri :

Kobalt, bakirin fonksiyonunu arttirir.
Kobalt, demir absorpsiyonunu arttirir.
Kobalt, B12 vitaminine entegre olmustur.
B12 vitamininin bir çok biyolojik fonksiyonu kobalt dolayısı ile oluşur.
B12 vitamininin kobalt molekülü DNA sentezini kolaylaştırır.

Etkilendikleri :

Demir, vücudun kobalt absorpsiyonunu arttırır.

Toksik etkileri :
Günde 30 mg dan fazla kobalt alindiginda veya kobalt klorür formundan alinacak her hangi bir miktar kalp yetersizliğine, guatra, hipotroidizme, mide bulantısına ve kusmaya , alyuvar hücrelerinde asiri üretime , tinnutusa , isitme kaybina ve dermatide sebep olabilir.

Diyetsel Kaynaklari :

meyan kökü
atkuyrugu
nane
çitirgi(kara silcan)
stevia
ekinezya
sumak
Baklagiller
soya fasülyesi
Deniz ürünleri
deniz tarağı
istiridye
morina balığı
Et
kırmızı et
böbrek
karaciğer
incir
ispanak
sarımsak
lahana
su teresi
marul
rezene
süt
Tahıllar
buğday(kara)
Yosun
spirulina

Manganez

• Biotin, thiamin, ascorbik acit ve kolin gibi çeşitli besinlerin vücutta kullanılmalarına yardımcı olur.
• Kemiklerin güçlü ve sağlıklı olmasına yardımcı olur.
• kolestorol ve yağ asitlerinin sentezinde yardımcı olur.
• Kandaki şeker düzeyinin düzenlenmesine yardımcı olur.
• Tiroit glandının sağlıklı şekilde çalışmasına yardımcı olur.
• Sinirlerin sağlıklı işlemesine yardımcı olur.
• Hücreleri serbest radikallerin zararından korur.

Manganez metaloenzimlerin enzim aktivatörü bileşenidir.
• Glutamin enziminin
• Arginaz karaciğer enziminin
• Dekarboksilaz karaciğer enziminin
• Superoksid dismutaz enziminin (antioksidan aktivitesinde iş görmektedir)

Eksikliğinde:
• Bulantı
• Kusma
• Kanda şeker yüksekliği
• Cilt kaşıntısı
• Saçlarda renk kaybı
• Kemik kaybı
• Düşük kolestrol seviyesi
• Baş dönmesi
• İşitme kaybı
• Üreme sistemi problemleri görülebilir

Aşağıdaki sağlık sorunlarının önlenmesinde ve tedavisinde destek olarak
yeri vardır.
• Allerjiler
• Astım
• Diabet
• Epilepsi
• Kalp problemleri
• Öğrenme güçlüğü
• Multiple skleroz
• Myastenia gravis
• Osteoporoz
• Adet öncesi sendromu
• Romatoid artrit
• Şizofreni

Potasyum:

Potasyumun görevleri:
• Kalp ve sinir sisteminin fonksiyonlarını düzgün yapmasına yardım eder.
• Vücuttaki asit-baz dengesi ve elektrolit dengesine yardım eder.
• Düşük kan basıncından korur.
Eksikliğinde:
• Kas zayıflığı
• konvüzyon
• irritasyon
• halsizlik
• kalp problemleri
• kronik ishal görülür.

Aşağıdaki sağlık sorunlarının önlenmesinde ve tedavisinde destek olarak
yeri vardır.
• Katarakt
• Dehidrasyon
• Diabet
• Hepatit
• Yüksek kan basıncı
• Hassas barsak sendromu
• Osteoporoz
• İshaL, kusma veya terleme sonucu oluşan sıvı kayıplarında

Selenyum:

Bağışıklık sistemi ve antioksidan eksikliği mekanizmasında çok önemli rolü vardır.

• Hücreleri serbest radikallerin zararından korur
• Troid hormonlarının troid bezi tarafından üretilmesine imkan sağlar
• İnflomasyon riskinizi düşürür.
• Kanserden korur.
Eksikliğinde:
• Kaslarda ağrı ve zayıflık.
• Saç ve deride renk solması
• Tırnaklarda beyaz lekeler görülebilir.

Africa, Rusya, Yeni Zelanda, Çin ,ABD,Kuzey Pasifik kıyılarının bir kısmında yaşayan halklarda selenyum eksikliği riski daha yüksektir. Bu alanlarda ayrıca Vitamin-E, Vitamin-C eksikliği de gözlenmektedir. Tüm bunların sonucuda detoks yapma mekanizmasını işleten glutatyon üretimi de düşüktür.
Aşağıdaki sağlık sorunlarının önlenmesinde ve tedavisinde destek olarak
yeri vardır.

• Akne
• Astıma
• kolon kanseri
• Özefagus kanseri
• HIV/AIDS
• Erkek Kısırlığı
• Multiple sclerosis
• Yumurtalık kistleri
• Parkinson
• romatoid artrit
• Yaşlılığa bağlı katarakt
• Mide kanseri tedavisinde destek tedavi olarak kullanılır.

Lityum:

Eskiden bipolar bozukluk tedavisinde yüksek dozlarda kullanılırdı. Teksas’ta yapılan bir çalışmaya göre; içilen sulardaki lityum oranı yüksek olan bölgelerde intihar vakaları, cinayet ve tecavüz olayları görülme sıklığı daha düşük bulunmuştur. Bu çalışma çok düşük dozların da insan davranışlarına etkilerini desteklemektedir.

Son günlerde yapılan çalışmalarda ASD’li(otizmli) çocuklar ve otizmli çocuk sahibi annelerde lityum düzeylerinin düşük düzeyde olduğu saptanmıştır. (Prof. Dr. James Adams; Autism one conference 2007)

Referans:
• Schrauzer,G.N.,Shrestha,K.P.,’Lithium in drinking water and the incidences of crimes,suicides and arrests related to drug addictions’ ,Biol Trace Elem Res 25.2 (1990): 105-113.

Flavonoidler:

Bitkilerin oluşumunda bulunan doğal kimyasallardır ve sağlıklı beslenme için gereklidirler. İnsan vücudunu zararlı bakteri, virüs ve mantarlardan korumaya yardım ederler. Pek çok iltihap giderici, antiallerjik ve bağışıklık sistemini destekleme özelliğine sahip maddeler taşırlar.

Özellikle koyu renkli meyvelerde ve pişmiş domateste, yeşil çayda bulunurlar.

Benzer Konular