GcMAF & Otizm ve Kanser
GcMAF ile ilgili bu yazım www.ekemis.com sitemden alınmıştır.

GcMAF ile ilgili ilk araştırmayı 1993 yılında Dr Nobuto Yamamoto yayınlamıştır.O tarihten itibaren pek çok bilim adamı Kanser &AIDS de bağışıklık sistemini tekrar ayağa kaldırmanın yollarını aramak için GcMAF üzerinde çalıştı.
Yamamoto ve diğer bazı araştırmacılar tarafından yapılan araştırma kanserin çeşitli formlarını tedavi etmek için GcMAF kullanımına odaklanmışlardır. Çalışmalar da gösterildiğine göre makrofajlar Epstein-Barr (EBV) ve herpes tipi virüsler de dahil olmak üzere birçok virüs ve bakteri ile mücadele edebiliyor.

Virüsler Nagalase adlı bir enzim salgılayarak Makrofaj yapmakla görevli GcProteinine saldırırlar. Onları yok edip çoğalırlar ve bu yolla bağışıklık sistemimizi de baskılarlar. İşte tam da bu nedenle GcMAF tedavisi viral yükü azaltmak üzerine kurulmuştur.
Bağışıklık sistemimizde bulunan ‘’Makrofaj’’lar patojenleri ve virüsleri yiyen büyük yiyiciler olarak adlandırılırlar. Makrofajlar yabancı istilacılara karşı ilk savunma hattı olarak hareket ederler.
GcMAF,Otizmde sık görülen inatçı immün disfonksiyon ve çözümsüz viral enfeksiyonların tedavisi için belki de bir çare olacaktır.
Yeni araştırmalar, otizm ve virüsler arasında bir bağlantı olduğunu kanıtlıyor.
Günümüzde Otistik Çocukların % 80 den fazlasında belirgin yüksek viral yük olduğu kanıtlanmıştır.

Otizm spektrumundaki çocukların klinik tedavisinde son 15 yıl içindeki en önemli gelişmelerden birinin GcMAF olduğunu kabul eden bilim adamları mevcuttur.

Nagalase için yaklaşık 400 otizmli çocuk değerlendirilmiştir. Değerlendirilen otistik çocukların yaklaşık % 80 inde Nagalasenin anlamlı olarak yüksek olduğu gözlenmiş ve Nagalase’nin düşürülmesi ile semptomların iyileşmesi arasında korelasyon olduğu tesbit edilmiştir.
Nagalase seviyelerindeki mütevazı artışlar bile otizm spektrumu içindeki çocuklar için zararlı görünmektedir. Çünkü nagalase D vitamini bağlayıcı proteini bozarak veya kalsiyum kanal düzensizliği yoluyla çocukta otizmin pek çok metobolik sorununa davetiye çıkartımaktadır.

Dr Bradstreet nagalase seviyeleri için yüzlerce çocuğu test etmiş ve çocukların % 80 inden fazlasında yüksek seviyelerde nagalase bulmuştur. Yüksek nagalase bize virüsler ve zayıflamış bağışıklık sisteminin varlığını gösterir. Önde gelen 100’ün üzerinde bilim adamlı tarafından 46 araştırma ile bu durum teyit edilmiştir.

Gc MAF tedavisinde D vitaminin Rolü :
GcMAF’ın güçlü çalışması için normal seviyelerde ihtiyacı var. D Vitamini varlığında GcMAF 2.5 kat daha hızlı çalışıyor. Günde 4000IU D vitamini ile 8 hafta içinde hastaların tümörlerinde önemli oranda küçülme görülebilmektedir.
Hatta günlük 4000IU D vitamini artı alındığında HIV li hastalarda 16 hafta sonra nagalese seviyelerinin normale döndüğü gözlenmiştir.
Ve kemoterapiden farklı olarak, yan etkilerin önemsizliği de dikkat çekmektedir .

GcMAF bağışıklık sisteminin önemli bir bileşenidir ve sağlıklı bir bağışıklık sisteminde doğal olarak oluşan bir maddedir .Laboratuar ortamında üretilen GCMAF ın yan etkileri çok azdır. Bunlar bağışıklık sisteminde virüslerle mücadeleye başlar birkaç saat için düşük dereceli ateş yapabilir.Sonraki iki haftada bazen öfke ve saldırganlık gibi bazı semptomların gözlenmesi mümkün olabilmektedir.

Otizmde en sık bildirilen gelişmeler:
Endişe, bilişsel yetenekler, dikkat ,odaklanma, öğrenme , ilgi ve çevre bilinci; konuşma ve anlamada hem dil becerilerini, sosyal beceri ve davranış ve uygunluğu iyileştirmeler.

GcMAF Terapisi :
Haftalık GcMAF enjeksiyonları
10,000 IU Vitamin D3
İyi beslenme,yüksek C vitamini
Hafif yürüyüş egzersizinden ibarettir.

GcMAF doktor gözetiminde alınmalıdır.Ayrıca tedavi sırasında bağışıklık sistemini baskılayan şeylerden kaçınılmalıdır.

Bir kaç saat için grip benzeri semptomlar, sıcak basması, yorgunluk ve ateş gibi minimal yan etkiler rapor edilmiştir.
GcMAF tedavisinde olan çocukların % 85 inde olumlu yanıtlar alınmıştır.
Ancak, herhangi bir tıbbi müdahaleden de beklendiği gibi yanıt vermeyen hastalar her zaman vardır. Hastaların yaklaşık % 15 inde gelişme işaretleri görünmemektedir.

Örneğin:
Aspartam
Her türlü Kortikosteroidler
(Prednizolon, Prednisone, Betapred, Solu-Cortef, Solu-Medrol vb.)
Mümkünse kortizon ve steroidden kaçınılır.
Antienflamatuar ilaçlardan kaçınılmalıdır. (İbuprofen gibi NSAID, Diklofenalk. Celebrex aspirin vb )
Sitotoksik ilaçlar.
Morfin (Morfine) analogları,kodeine, Fentanylplasters, Oxynorm, Oxycodon vb.)

Profesör Yamamoto da beta blokerlere karşı uyardı
Carrageenan (Chocomel) makrofaj (gcMAF) aktivitesini bloke edebilir.
Ayrıca E407 ya E407a olarak bilinen katkı maddeleri.

Önerilen Kan Testleri

Kanda (nagalase)-N-alfa acetylgalactosaminidase aktivitesini ölçmek gerekmektedir
25 (OH) D3 testi ile Dvitamini seviyeleri tesbit edilir.

Nagalase Kan testi
Kanser ve HIV enfeksiyonu gibi bazı viral enfeksiyonların, tedavisinin etkisini izlemek için duyarlı bir testtir. Çünkü nagalase yarı ömrü kısa ve tedavi yönteminin izlenmesi için uygundur. Testle tedavinin tedavi hassasiyeti daha iyi anlaşılabilir. Bunun için hekim ve onkolog hekimlerin yardımcı olması gerekir

Not: değerler önceki beş gün içinde kullanılan ilaçlardan etkilenebilir. Uyuşturucu kullanımı talep formu ile gönderilen anket üzerinde belirtilmelidir

Bizim bağışıklık sistemimizde;
sağlıklı bir vücut için 0.9 ve http://www.europeanlaboratory.nl
Gc MAF’ı en iyi anlatan 2 dakikalık video
VİDEO

GcMAF otizm tedavisinde en önemli buluşmu?

Immuno Biotech Ltd 28 Haziran 2012.
Son dönemde dünyanın çeşitli kliniklerinde 700 çocuk üzerinde GcMAF denenmiştir. Tüm klinikler otizm belirtileri azaltmada % 80in üzerinde bir yanıt oranı olduğunu bildirmektedirler .

(PRWEB Birleşik Krallık) 29 Haziran 2012
Son altı ay içinde otizm etkilenen çocukları ile GcMAF denedik. 94 aileden gelen raporları topladık ve sonuçları oldukça yüz güldürücü bulduk.

İtalya’da Dr Nicola Antonucci
94 otistik çocuğun GcMAF tedavisinde 94 çocuktan 83ünde mönemli gelişmeler bildirdi.

ABD’de Dr Bradstreet de web sitesinde birçok ebeveyn anekdotlarıyla, GcMAF tedavisi kullanımında yüksek bir başarı oranı bildirmektedir.

Almanya’daki GcMAF kliniği de bugüne kadar otizm tedavisinde en önemli buluş olarak GcMAF ı gördüklerini belirtti.

GcMAF ve Kanser Tedavisi:

Nagalase enzimi kanser bağışıklık sistemini baskılar ve kanser hücrelerinin kontrolsüz büyümesine neden olur. GcMAF makrofajları harekete geçirerek nagalase enzimini nötralize eder ve kanseri tedavi etmeye çalışır.

Erken dönem kanser ve geç evre kanserler için bir yıl için 25 hafta boyunca haftada bir kez GcMAF enjekte edilerek. (Kapsüle tümörler ek tedavi gerektiriyor.)
50’den fazla kanser kliniğinde ve araştırma üniversitelerinde çalışmalar devam etmektedir.

GcMAF’ın bağışıklık sistemini düzenleyici rolü ile Otizm, CFS, XMRV, Lyme hastalığı, AIDS, HIV, Fibromiyalji gibi sağlık sorunlarında, bağışıklık sisteminin saldırıya uğradığı. Hodgkin, Lupus, MS, Parkinson, çeşitli bakteriyel ve viral enfeksiyonlar gibi hastalıklarda kötü gidiş tersine çevrilebilmektedir.En azından son veriler umut vericidir.

Dr Yamamoto kanser ve HIV erken dönemlerinde bulunan ya da yıllar sonra nüksü bulunan hastalar arasından titizlikle seçtiği bir grubu Gcmaf tedavisine amış ve sonuçta % 100 başarı bildirmiştir.Ancak büyük tümörü olan kişileri tedaviye teşebbüs etmemiştir.

Bazı farklı bilim adamlarının çalışmalarında da önemli tümör kitlesi bulunan pek çok kişi ile birlikte terminal kanserlerde de %80 ile %50 arasında değişen başarı oranları elde edilmiştir.

Referanslar:
• M Korbelik, VR Naraparaju ve radyo-ve fotodinamik tedavinin tümör yanıtının değerlendirilmesinde serum alfa-N-acetylgalactosaminidase ölçüm N Yamamoto.The değeri. Kanser British Joumal (1998) 77 (6), 1009-1014
• Reddi AL ve ark. Serum alfa-N-acetylgalactosaminidase Serviksin skuamöz hücreli kanserli hastaların tanı / prognoz ile ilişkilidir. Kanser Lett. 2000 Eylül 29, 158 (1) :61-4.

• N Yamamoto ve grip virüsü hemagglutinin bulunan alfa-N-acetylgalactosaminidase aktivitesinin Urade M. patojenik önemi .. mikrop 2005 Nisan Infect; 7 (4) :674-81. Epub Mar 22, 2005.
• insan immün yetmezlik virüsü Tip 1 zarf glikoprotein gp160 bulunan alfa-N-acetylgalactosaminidase faaliyet Yamamoto N. patojenik önemi. AIDS Res Hum Retrovirüsler. 2006 Mar; 22 (3) :262-71.
GC Protein kaynaklı makrofaj aktive edici faktör ile prostat kanseri • Yamamoto N. Immunotherpy, GcMAF. Translational Onkoloji. Vol 1, no 2 Haziran 2008, [pp 65-72.

• N Yamamoto ve ark. Prostat, meme ve kolon kanserleri için D3 vitamini bağlayıcı protein kaynaklı makrofaj aktive edici faktör tedavideki etkinliği. Kanser Araş. Proc. 38; 31 (1997)
• N Yamamoto ve ark. Serum vitamin D3-bağlayıcı protein Deglycosylation Kanserli Hastalarda immünosupresyon yol açar. Kanser Araştırma 56: 2827-2831, 15 Haziran 1996
Vitamin D (25-hidroksi D)

 

Benzer Konular