Hakkımızda
Hakkımızda
Sevgili anne ve babalar;

Otizm dünyada ve ülkemizde salgın boyutlarına ulaşmış durumdadır. Ne kadar hızlı arttığı konusundaki verilerin aydınlatıcı olacağı kanaatindeyim. Amerika’nın nüfusu 1990’larda %13, engellilerinin oranı %16, otizmlilerinin oranı ise %172 arttı!

Otizm Cemiyetinin görüşüne göre 10 yıl içerisinde Amerika’da otizmli bireylerin bakımına ayrılan yıllık tutar 200-400 milyar doları aşacaktır. Ülkemiz de ise yayınlanmış bir istatiksel çalışma bulunmamakta ya da bizim bilgimiz bulunmamaktadır.
Günümüzde Amerika’da doğan 68 çocuktan 1’inde otizm görülüyor, hatta bazı eyaletlerde bu oran 1/44 oranındadır. Erkeklerde rastlanma sıklığı ise 1/25 mertebelerine kadar ulaşmıştır.
Ülkenin sanayi bölgelerinde bu oran daha da fazla denilmektedir.
Bazı çevreler, oranlardaki ciddi artışı teşhis kriterlerine bağlamaktadırlar. Bize göre daha önce adını dahi duymadığımız ‘’Otizmli bireyleri ‘’artık çevremizde çok sık görmemiz , ailelerimizde ya da yakın çevremizde yaşamaya başlamamız bu artışın çarpıcı boyutlara ulaştığının bir göstergesidir. Rakamlardaki artışı; aileler daha önce çocuklarını evlerinde saklıyorlardı, bilinçlendirme kampanyaları ile saklamaz oldular gibi sığ bir bakış açısı ile açıklamamız gittikçe imkansız olmaya başlamıştır.

Bazı öngörülere göre;

Eğer 2025’e kadar etkili bir tedavi bulunamazsa 2 çocuktan 1’inin otizmli olacağı beklenmektedir. Bu yüzden, otizmin oluşumunda yatkınlık kazandıran faktörlerin anlaşılması son derece önemlidir. Ancak bu bilgi ile biz şu anda otizmden etkilenenlerin durumlarında sağlıklı gelişmeler yaratabilir ve gelecekteki vakaları önleyerek salgının tahribatını azaltma şansına sahip olabiliriz.

Genel nüfusun büyük çoğunluğu otizmin tedavi edilebilmesinin, yani; semptomlarının geri çevrilmesinin ve böylece daha hızlı ve etkili eğitim alarak ilerlemesinin ve hatta iyileşmenin mümkün olduğunun farkında bile değil. Maalesef insanların çoğu, sebebiyet olan  faktörden habersiz yaşamakta,hamile kalmakta,bebek büyütmektedir.
Bu zararlı faktörlerin farkında olmayarak nasıl, ne zaman, ne kadar zararlı maddeye maruz kalışımıza ve genetik yatkınlıklarımıza bağlı olarak Otizm, MS, Parkinson, Alzehimer, Kanser vb problemlerle hayatımızın bir noktasında karşı karşıya kalabiliyoruz.

Ülkemiz büyük bir ülke olmakla birlikte iletişim kaynaklarından faydalanma konusunda maalesef zayıf kalmaktadır. Gerek parasal kaynakların sınırlılığı gerekse yabancı dil problemi nedeni ile sınırlı sayıda ailenin kolayca ulaşabildiği bilgilere bazı ailelerin ulaşması oldukça zor olabilmektedir.

Oğlumun otizm tanısı almasını takiben yaptığımız araştırmalar neticesinde elde ettiğim bilgilerle;

*Otizmin aslında ailesel ve çevresel faktörler nedeni ile oluşan genetik mutasyonlar zinciri olduğunu

* Mutasyonların yarattığı metabolik problemler sonucu davranışsal, bilişsel ve iletişimsel sorunların oluştuğunu

*Buna paralel olarak da her çocuğun temelde yatan farklı metabolik sorunları ve tedavi seyri olduğunu öğrendim.

Tedavi; Genetik bay-pas, diyet, toksik metallerin temizlenmesi, hiperbarik oksijen tedavisi(kök hücre aktivasyonu ve oksijenizasyon), çeşitli enzim, protein, vitamin ve mineral takviyeleri ve yoğun eğitimden oluşmaktadır.

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.

Sitemizde sağlıklı insanların da dikkat etmesi gereken, pek çoğumuzun bildiği doğru beslenmeye yönelik bilgiler de paylaşmaya çalışıyorum. Ayrıca otizmli çocukların diyetleri paralelinde hazırlanmış örnek yiyecek tarifleri de vererek ülkemizde bu konudaki bir açığı kısmen de olsa kapatmanın yolunu açmak istedim.

Amacım oğlumun otizm tanısı aldığı yıllarda eksikliğini hissettiğim bir kaynak kitap oluşturmaktı. Ama Web sayfası yolu ile bilimsel gelişmeler artıkça paylaşımlarımı güncelleme şansım olsun istedim. Her otizmli çocuk sahibi annenin özel bir misyonla dünyaya geldiğine inanmaktayım. Burada annelerin sorularına ışık tutabilmek, onlara otizm dünyasının pek çok sorununda rehberlik edebilmek amacıyla bulduğum cevapları, tıbbi literatürlerdeki son yayınları tarayıp, yabancı lisan sorunu yaşayan annelerin de gelişmelerden haberdar olmasını sağlamak için paylaşmak istedim.

“Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” atasözünden yola çıkarak öncelikle biz annelerin beslenme düzenimizle ilgili bilgilendirilmesini ve bunu yaparken de genetik farklılıklarımız olabileceğinin de altını çizmeyi amaçladım.

Her annenin kendi mutfağının diyetisyeni olduğu gerçeğinden yola çıkarak bir kaynak oluşturmaya çalıştım. Ayrıca Otizm, yaygın gelişimsel bozukluk, hiperaktivite ve fenilketonüri ,MS hastalarının da yararlanabileceği sağlıklı, doğal, glutensiz ve kazeinsiz beslenmeye yönelik yiyecek tarifleri vermeye çalıştım.Zaman içerisinde takipçi annelerimiz sayesinde daha geniş bir yemek tarifi dosyamız oluşacağına inanıyorum. Becerikli Türk annelerinin bu tariflerden yola çıkarak daha da yaratıcı alternatifler üreteceklerinden hiç kuşkum yok.

Ayrıca sizler de paylaşımlarınız yolu ile sadece beslenme, eğitim terapileri ve biyomedikal tedaviler hakkında değil aynı zamanda çocuklarımızla çekinmeden gidebileceğimiz tatil yerleri, restoranlar,diş hekimleri,doktorlar, alışveriş merkezleri, eğitim kurumları , çeşitli kurslar ve benzeri nice bilgiler paylaşmak, paylaşarak otizmden muzdarip aileler için zengin içerikli kaynak bir site oluşturmamda yardımcı olabilirsiniz.

Serpilgül Vural (kınacı)