Manyetik Alan Tedavileri

Magnetoterapi ve TMS
Temelde TMS ve magnoterapi manyetik rezonans stimülasyonu prensbine dayalı olarak çalışmaktadır. TMS (Transkranial Manyetik Stimülasyon) Başa uygulanan, Magnoterapi ise vücuda uygulanan şeklidir. Bazı durumlarda hastaya her ikisi birden uygulanabilmektedir.
TMS (Transkranial Manyetik Stimülasyon)

Başta Depresyon, Alzheimer, Felç, Parkinson olmak üzere bir çok nöropsikiyatrik hastalığın tedavisinde TMS (Transkranial Manyetik Stimülasyon) kullanılır.
MAGNETOTERAPİ

Manyetik Rezonans Stimülasyon Tedavisi (magnetoterapi) vücudun savunma sistemini güçlendiren, hücre yıkımını yavaşlatan, hücre yenilenmesini hızlandıran ve bu sayede vücudun kendi kendini iyileştirmesini sağlayan bir tedavi yöntemi ve bir yaşama biçimidir. Bu yöntem hücrelerin yaşam kaynağı olan besin ve oksijenin karşılanmasına, hücreler üzerinde zehir etkisi yapan karbondioksit ve metabolizma atıklarının temizlenmesine yardımcı olarak, hücrelerin yenilenmesini hızlandırmaktadır. Savunma sistemimizi güçlendirmekte ve vücutdaki (enerjiyi) dengeleyerek vücudun kendi kendini onarması için uygun bir doğal ortam oluşturmaktadır.
Magnoterapi, sağlıklı insanlarda fizyolojik uyum ve doğal dengeyi kurarak, vücut direncini yükseltip, yaşlanma sürecini geciktirmektedir. Hastalıklara karşı vücut direncini yükselterek koruyucu etkinlik gösterir. Hücresel boyutta madde alışverişini olması gereken seviyeye çıkararak unutkanlığın kalkması, uyku düzeninin oluşması, zinde ve canlı hissediş, dikkat ve öğrenme gücünün artması, entellektuel kapasite de artış, çevresel faktörler ve stresin olumsuz etkilerinden arınma ile birlikte vücudun hastalıklara karşı bir bariyer ve direnç oluşturmasını sağlamaktadır.
Magnetik alan vücut dokularını uygun bir şekilde etkileyerek hücre zarlarının geçirgenliğini arttırır. Bu doğal metod aynı anda bir çok hastalığın tedavisinde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Tedavide oldukça geniş bir uygulama alanı olması, kolay uygulanabilirliği, kolay bir metod oluşu ve yan etkisi olmaması, magnetoterapiyi oldukça önemli kılmaktadır. Yer kabuğunun doğal bir manyetizması vardır. Bu manyetik etkileşim hücre zarlarında madde alışverişlerini mümkün kılar. Böylece bir fabrika gibi çalışan hücrenin, atık maddeleri ve toksinleri bünyesinden uzaklaştırarak su, besin maddeleri, oksijen ve gerekli mineralleri alarak işlevinin uygun bir seyirde ve canlılık içinde sürdürmesi mümkün olmaktadır.
Şehir hayatı, insanların toprakla temasını azalttığı gibi elektromanyetik kirlilik ortamı da doğal manyetik alanla olan temasları defektlere uğratmıştır. Maalesef, teknolojinin gelişmesi ile beraber cep telefonu dalgaları, televizyon ve radyo dalgaları, telsiz sinyalleri ve elektronik eşyaların yaydığı dalgalar atmosferimizi her gün biraz daha elektromanyetik kirliliğe maruz bırakmaktadır. Kalp krizi yaşlarının 20′li yaşlara düşmesi, bağışıklık sistemlerinin çöküşü, sık hastalıklara maruz kalma, beyin hastalıkları sıklıklarında artışlar ve de kanser olgularında görülen tırmanış bu nedenlerle ortaya çıkmıştır. 200 Bin insan üzerinde bu suni manyetik alan tatbik edilerek araştırmalar yapılmış ve sonuçta bağışıklık sistemlerinin kuvvetlendiği, enerji dengelerinin normal ve doğal sınırında tutulduğu, hücrelerin kirli ve bulanık denizdeki balıklar gibi fonksiyon görmekteyken, berrak ve temiz denizdeki balıklar misali bir canlılık kazandığı tespit edilmiştir. Böylece ‘’suni manyetik alan uygulama terapileri’’ (magnetoterapi) 1998 de modern tıp hizmetine sunulmuştur. Dolayısı ile Magnetoterapi, sağlıklı insanlarda fizyolojik uyum ve doğal dengeyi kurarak, vücut direncini yükseltip, yaşlanma sürecini geciktirmekle birlikte bazı hastalıklarda da tedavi edici nitelikte etkin bir rol oynamaktadır. Bunu, vücudun kendi kendini onarması için uygun doğal ortamı oluşturarak başarmaktadır.
Laboratuar deneyleri ve klinik deneyimler manyetik alanın vücutta şu etki ve mekanizmalara neden olduğu sonuçlarını ortaya koymuştur: Vazodilatasyon(damarları genişleterek kan akışkanlığının düzenlenmesi), ağrı kesici aktivite, antienflamatuar(iltihap kurutucu)aktivite, spasmolitik(spasm çözücü) aktivite, iyileşme hızlandırıcı(hücre yenilenmesi etkisiyle) aktivite, anti ödem(ödem çözücü) aktivite, hormonal ve enzimatik süreçleri düzenleyici etki, hücre membranında(zarlarında) metabolik transferler ve hücre zarının fonksiyonlarının aktivasyonu, hücrelerin solunumlarının aktivasyonu(oksijen girişi,karbondioksit çıkışı)…
Herhangi bir hastalık,nitelik ve lokalizasyonu ne olursa olsun bölgesel veya genel olarak enerji eksikliğinden meydana gelmektedir. Ve mevcut hastalık, enerji durumunun iyileştirilmesi veya normal düzeye getirilmesi halinde ortadan kalkmaktadır. Bu, pasif kalan vücudu geçici yöntemlerle manipule etmek değil, aksine kendisine yardımcı olabilmesi için yapılan gerçek bir yardımdır. Böylece vücudun kendisine ait iyileştirme gücüne bütünüyle yeniden etkinleşme olanağı verilmektedir. Bu etkinliği nedeniyle magnetoterapi, İnsan vücudunun üst düzey bir biyoritme ulaşmasını teşvik ederek, sporcu performansının artışı, tatil beldelerinde ve turistik çerçevede dinlenmenin optimum şekilde sağlanması, iş yerlerinde verim artışı, eğitimde öğrencilerin öğrenme kapasitelerinin arttırılması, yoğun iş temposunun gerektirdiği enerji ihtiyacının sağlanması, depresyon ve stresin olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması ve geniş yelpazede bir çok hastalığı aynı anda tedavi edebilmesi gibi amaçlarla yaygın olarak kullanım alanına girmiştir. Magnetoterapi, teknolojinin beraberinde getirdiği bu elektromanyetik kirlenme ortamının insan vücudunda oluşturduğu zararlı etkileri ortadan kaldırarak doğal ve kirlilikten arındırılmış bir ortam koşulu oluşturmaktdır.
MAGNETOTERAPİ NE GİBİ FAYDALAR SAĞLAR

Kanın akışkanlığını arttırır, sarmal halde ve kümeler halinde dolaşan eritrositleri birbirinden ayırır. Böylelikle zayıf hücrelere oksijen transportunu hızlandırır. Diffuzyon ile beslenen dokularda parsiyel oksijen basıncının artışı beslenmeyi hızlandırır. Hücre nükleusunda heterokromatin azalırken, ökromatin artar. Sitoplazma da serbest ribozam ve poliribozamlar fazlalaşır. Böylece hücreler tarafından oksijen, besleyici maddeler ve minerallerin maksimum boyutta transferini sağlar. Ayrıca drenajı hızlandırarak atık ve toksinlerin hızlı atılmasını sağlar. Hücrelere daha çok enerji sağlama ve artmış düzenli metabolizma ile topyekün insan vucudunun kendi kendini yenileme kabiliyetinin artmasına yol açarak hem sağlıklı bir yapıya sahip olmamızı hem de yaşlanmanın doğal sürecini yavaşlatarak daha genç kalmamızı sağlar.Drenajı hızlandırarak atık ve toksinlerin hızlı atılmasını sağlar.
Kan ve Lenf dolaşımının hızlanması tromboz riskini azaltmaktadır.
Antienflamatuar ve analjezik etkileri vardır.
Sedatif etkisi vardır.
Enerji seviyesi düşmüş hücreyi aktif hale getirir.
Vejetatif sinir sisteminde düzenleyici rolu vardır
Kemik ,kıkırdak, ve kas dokusunu romatizmal süreçlerden uzak tutar
Sinirlerde onarım sağlar
Yaraların iyileşmesi daha hızlı gelişir
Ağrıların hafifletilmesini sağlar
Metabolizma durumunun iyileştirilmesi,
Makrofajların aktifleştirilmesi(Bağışıklık sistemi fagosit hücreleri) nedeni ile immun sistem güçlendirilir.
Adrenalin, noradrenalin,serotonin(stres hormonları) reseptörlerinin hassasiyetinin azaltılması ve böylece stres,depresyon ve anksiyetenin azaltılması,
Barsakta plexus myentericusun düzenlenmesi ve böylece sindirim işlevinin düzenlenmesi,
Solunum kaslarının daha iyi çalışması sayesinde solunum hacminin arttırılması,
YAN ETKİLER VAR MIDIR?

200.000′den fazla hasta üzerinde yapılan klinik araştırmalarda sağlığa zararlı yan etkiler tesbit edilmemiştir. Manyetik alan terapisi bir regulasyon yöntemidir. Etkinin oluşması temelde yatan rahatsızlık ve vücudun reaksiyon yeteneğine önemli oranda bağlıdır. Magnetoterapinin olumlu ve faydalı etkileri, tedaviye başlar başlamaz hissedilmekle beraber tedaviden maksimum sonuç alma, vucuttaki regulasyon işlermlerinin bazen uzun sürmesi nedeniyle birkaç ay gecikebilir.

http://www.newscientist.com/article/mg21128274.300-empathy-enhanced-by-magnetic-stimulation-of-the-brain.html?

Otizm için TMS:

Sosyal etkileşim de Kolaylık
Göz temasında artma
Empati de artış
Tekrarlayıcı davranışlarda azalma
Gibi sonuçlar alınmasını sağlayabilmektedir.

Geçtiğimiz aylarda yayınlanan bir çalışmanın verileri:

Manyetik beyin stimülasyonu kullanarak Otizm problemi olan bireylerin sosyal becerilerini artırma amaçlı ilk klinik çalışma tamamlandı ve sonuçlar cesaret verici görünüyor..

Çalışmanın bir parçası olmayan Boston’daki Beth Israel Deaconess Tıp Merkezinden Lindsay Oberman

” Bir ilk klinik çalışma olarak , bu mükemmel bir başlangıç. ” diyor .

Otizm spektrum bozukluğu tanısı olan  kişiler, genellikle sosyal etkileşimlerde zorlanırlar.

Önceki çalışmalarla beynin dorsomedial prefrontal korteks ( DMPFC ) bölgesinin otizmli kişilerde az çalıştığı zaten gösterilmiştir .

Transkranial manyetik stimülasyon ( rTMS ) ile  DMPFC bölgesinin faaliyetlerinin artırılması ve bunun sosyal durumlarda iyileşme sağlayıp sağlamadığını araştıran Melbourne Monash Üniversitesi’nden Avustralya Peter Enticott ve arkadaşları;

TMS ile ilk randomize, çift kör klinik bir çalışma gerçekleştirmişlerdir. Yüksek işlevli otizm ya da Asperger sendrom tanılı  28 yetişkinle gerçekleştirilen bu ilk çalışmada, deneklere 10 gün boyunca 15’ er dakika kafa derisine kısa ama güçlü manyetik darbeler verilerek rTMS uygulanmıştır.

Elçiye zeval olmazmış. Bu bir bilimsel çalışmanın sonucudur. Kişisel olarak deneyimlemedim.

Merak edenler için:

http://www.newscientist.com/article/mg22029414.000-brain-stimulation-boosts-social-skills-in-autism.html#.UnVdunCmE5g

 

Benzer Konular

Benzer konu yok