Otizmde Davranış, Yeme ve Uyku problemleri

Bu bölümde yeme,uyku ve davranış problemlerine kısa bir bakış yapılmıştır.Konu ile ilgili ayrıntılı açıklamalar, otizmde beslenme ve Otizmin genetiğinde yer almaktadır.

YEME PROBLEMLERİ

• Gerçekçi hedefler koymalıyız
• Gerektiğinde esnek olabilmeliyiz
• Doğru gıdalar seçmeliyiz. Bunu yaparken “ hayır onu yeme “ şeklinde müdahale etmek yerine onun seveceği birkaç seçenek sunup birini seçmesini sağlamalıyız.
• Fazla baskı uygulamadan ve yumuşak geçişler yaparak yiyecek alışkanlıkları değiştirilmelidir.
• Okul vb yerlerde satılan zararlı yiyecekleri yememesini sağlamak için; çantasında taşıyabileceği mümkünse en sevdiği gıdalardan bulundurabiliriz.
• Fermente edilmiş yiyecekler (kefir,turşu,keçi yoğurdu)kullanmaya özen gösterin.
• Mümkün olduğunca Yüksek güçlü probiotikler kullanmaya başlayabiliriz. Bunu yaparken de sürekli aynı tip probiotik kullanımından çok rotasyonlu olarak farklı tiplerden kullanmak daha yararlı olmaktadır.
• Probiyotiklere rağmen düzelme görmediğiniz hallerde bir uzmana danışarak öğünlere enzimler ekleyebilirsiniz.
• Bakır kaynaklarını (çikolata, kabuklu deniz hayvanları, musluk suyu, yapay yiyecek boyaları) sınırlamalıyız.
• İyi yağlar kullanmalıyız. Kızarmış hazır yiyeceklerden, marketlerde satılan bisküvi vb gıdalardan ve içeceklerden uzak durmalıyız.
• Antioksidan özelliği yoğun olan taze ve organik sebze ve meyvelerle beslemeliyiz. Ancak sebze ve meyve ile beslerken de bazı otistik çocukların (özellikle ailesinde böbrek taşı olan) yüksek oksalat (Tablo 30-31) içeren gıdalardan fazla tüketmemesine de dikkat etmeliyiz. Yüksek oksalat bazen otistik çocukların barsak hareketlerini bozabilmekte, durdurulamayan ishallere sebep olmaktadır. Otistik çocuklarda genelde sülfür düşüklüğü de tesbit edildiği için yüksek sülfür (Tablo 29) içeren gıdalar tüketmelerine özellikle önem vermeliyiz.
• Çok şekerli yiyecekler ve rafine karbonhidratlardan uzak tutmalıyız

Sağlıklı bir yaşam için, işlenmiş (rafine edilmiş), paketlenmiş, ömrü uzatılmış gıdalardan, içeceklerden ve şekerden sakınmalıyız. Bol taze sebze, meyve tüketmeliyiz. Özellikle mevsiminde tüketmeye dikkat etmeliyiz. Hormonlu, ilaçlı sebze ve meyvelerin selenyum düzeyleri düşüktür. Kullanılan bu kimyasalların vücuda uzun dönemde çeşitli zararları bulunmaktadır. Akdeniz tipi beslenme ve taş devri diyeti diye nitelenen beslenme biçimine geçmekte fayda bulunmaktadır.

Pek çok anne ile yaptığım konuşmalardan ve doğal olarak kendi çocuğumda da aynı sorunları yaşadığımdan yaygın gelişimsel bozukluğu olan çocuklarımız (otistik, hiperaktivitesi, özel öğrenme güçlüğü olan çocuklar da diyebiliriz) özellikle ekmek, makarna ve kola gibi yiyeceklere fazlası ile düşkünlük göstermektedir. Bunları bir anda kesmek pek çok aile ve çocuk için çok zorlayıcı bir durum olmaktadır.

Makarnayı kesmek yerine büyük marketlerde yaygın olarak satılan mısır veya pirinç makarnaları tercih edilebilir. Şahsi tecrübeme göre; çocuklar mısır makarnasını daha çok seviyorlar.Ancak bunların kullanımını da abartmamak gereklidir. Zira fazla karbonhidrat= şeker demektir.

Ekmek daha zor bir konu olarak biz anneleri birazcık zorlamaktadır. Zira hazır glutensiz ekmekleri çocuklar pek sevmemektedirler. Web sayfamızsa farklı ekmek tarifleri bulacaksınız. Umarım çocuklarınız beğenirler.

Kola ise biz anneleri diğer en zorlayan konuların başında gelmektedir. Her çocuk kabul etmemekle birlikte, benim uyguladığım bir formül oldu. Umarım çocuklarınızı bu şekilde ikna etmeniz mümkün olacaktır. Zaman içerisinde de çocuklarımızı taze meyve sularına yönlendirmeliyiz. Ağır metal içermeyen (doğal kaynak değil) şekersiz sodanın içine çok az bir miktar limon sıkıp, siyah çay deminden (demlice olmalı) ve az miktar stevia ekleyerek belki kendisini ikna etme şansınız olacaktır. En azından zararlı olmadığı için denenebilir.Yada çok az doğal pekmezle de tatlandırabilirsiniz.

Bebekler için:

• Anne sütünü kesinlikle biberon mamalarına tercih etmeliyiz. Mecbursak yüksek doymamış yağ oranı yüksek (omega-3, omega-6) ve soya, gluten, kazein katkılı olmayanları tercih etmeliyiz.
• Fabrikasyon mama kullanmak yerine mümkün olduğunca kendimiz evde hazırlayıp küçük paketler halinde dondurucuda saklamalı ve gerektikçe buradan kullanmalıyız. Zira hazır ürünlerde yüksek şeker ve katkı maddeleri bulunmaktadır.

Küçük çocuklar için:

• Çikolata ve cipsleri bırakmalıyız.
• Abur cubur tabir edilen hazır gıdalardan (market ürünlerinden) uzak tutmalıyız. Bunu sağlamak için yanımızda çocuklarımızın seveceği evde hazırlanmış meyve suları, meyveler, tostlar, bisküviler vb bulundurabiliriz.
• Evde atıştırmalık için fındık, ceviz, renkli hazırlanmış meyve salataları sunabiliriz
• Mümkün olduğunca toksik metal ve organik maddelerden arındırılmış filtre su kullanmalıyız.
• Haftada 1-2 kez kırmızı et yedirmeliyiz.
• Pörsümüş meyve ve sebze yedirmemeliyiz
• Mümkün olduğunca organik ürünler almalı yada kendimiz yetiştirmeliyiz ( mümkünse tabii).
• İşlemlenmiş düşük yağ içeren yiyecekler sanıldığı gibi sağlıklı değildir. Bunlarda şeker çoktur ve iyi yağlar yoktur.

İŞTAHSIZLIK VE YEME SORUNU OLAN ÇOCUKLARDA ARAŞTIRILMASI GEREKENLER:

• A vitamini

• B3 vitamini

• B1 vitamini

• Çinko eksikliği yönünden araştırılmaları önerilir.
UYKU:

İyi bir uyku için:

• Dengeli ve çeşitli gıda tüketmeliyiz
• Özellikle yatmadan önce şekeri ve rafine gıdaları kesmeliyiz.
• Bol su içmeli ancak uykuya gitme saatinden 2-3 saat öncesinde su içmeyi kesmeliyiz
• Yatak odası karanlık olmalı. Karanlık bir odada melatonin hormonu salgılanmaya başlar. Bu da uyku üretimini destekler.
• Yatmadan önce odadaki tüm elektronik eşyaların fişini çekmeliyiz
• Yatmadan önce TV seyretmek ve bilgisayar oyunları beyni çok fazla stimüle eder.
• Yatarken rahatlatıcı, heyecan içermeyen hikayeler anlatmalıyız.
• Yatarken klasik ve slow müzikler ya da okyanus sesi dinletebilir. Sabahları da kuş sesleri ile uyandırabiliriz.
• Yatılan oda ne soğuk ne de sıcak olmalı.
• Yatmadan önce ılık banyo rahatlatır. Fakat öncesinde çocuk yumuşak bir şekilde ikna edilmelidir.

Melatonin:

Melatonin Faydaları:
• Uyku ve uyanma döngüsünü destekler.
• Uyku fazı sorunlarını gidermeye yardımcı olur.
• Önemli bir antioksidandır.
• Kanserden korunmamızı ve bağışıklık sistemimizi destekler.

Melatonin ve çinko:
Çocukların beslenmesinde çinkonun yeterli olması çok önemlidir. Çünki düşük çinko düzeyleri sadece barsak geçirgenliği ve enfeksiyonlara yatkınlığa yol açmakla kalmaz. Aynı zamanda düzenli uyku için önemli olan melatonin sentezinde de düzenleyici rol oynar.

 

Yemek ve uyku:

Yatmadan kısa süre önce yüksek proteinli gıda yediğimiz zaman proteinler yeterince sindirilemez.

• Öğle yemeğinde ya da akşam çok erken saatlerde yüksek protein kaynağı tüketirsek; vücudun inşaası ve tamiri için çok gerekli olan proteinler daha iyi sindirilir. Ayrıca, serotonin ve melatonin üretimi için çok önemli bir amino asit olan olan triptofanı sağlamış oluruz.
• Bunun yanısıra yatmadan kısa bir süre önce tüketilen az miktarda düşük GI’li bir karbonhidrat tüketimi vücudumuzun amino asitlerinin (tryptofan hariç) yönünü değiştirerek kasların relaks olmasını ve melatonin üretimini harekete geçirir ve uykuya yardımcı olur. Özellikle buradaki can alıcı nokta ise bu durumda tryptofan diğer amino asitlerle yarışma halinde olmadığı için kan-beyin bariyerini daha efektif bir şekilde geçer ve vücut için gerekli fonksiyonlarını yerine getirmede daha etkili olur.

Marketlerde satılan hazır içecekler:

• Kandaki şeker düzeyini bozar.
• İçeriklerinde bulunan şeker, karbonik ve fosforik asitler dişleri çürütürler.
• İçeriklerindeki fosfatlar kana karışarak kanda ve kemiklerdeki kalsiyum oranını bozarlar.
• Kimyasal koruyucu va tatlandırıcılar çeşitli davranış ve sağlık sorunlarına neden olurlar.
• Genellikle besin değeri yok yada çok azdır
• Bu tür ürünlere genel olarak koruyucuların yanısıra daha sağlıklı görünmesi adına vitamin-C (askorbik asit) eklenmektedir. Vitamin-C, bu tür pek çok üründe yer alan sodyum benzoat ile etkileşerek benzen denilen son derece kanserojen bir madde oluşturur.

UYKU PROBLEMİ OLAN ÇOCUKLARDA ARAŞTIRILMASI GEREKENLER:

• Omega-3 eksikliği

• Melatonin, serotonin üretimi

• Protein ve şeker tüketim

• B1, B6 vitaminleri

• Kansızlık

• Çinko, magnezyum, bakır ve selenyum

• Süt alerjisi yönünden araştırılmaları önerilir.

Benzer Konular